Başlangıç Tarihi :
Bitiş Tarihi :
    
Muhterem Müslümanlar! Okuduğum ayet-i kerimede Cenâb-ı Hak şöyle buyuruyor: “Kuşkusuz Allah katında yegâne din İslam’dır.” Okuduğum hadis-i şerifte Allah Resûlü (s.a.s) şöyle buyuruyor: “Kim, Rab olarak Allah’tan, din olarak İslâm’dan ve peygamber olarak Hz. Muhammed’den razı olursa ona cennet vacip olur.”
Detay
    
    
Muhterem Müslümanlar! Okuduğum ayet-i kerimede Cenâb-ı Hak şöyle buyuruyor: “Ey iman edenler! İçtenlikle ve kararlılık içinde Allah’a tövbe edin. Umulur ki Rabbiniz kötülüklerinizi örter ve sizi içinden ırmaklar akan cennetlerine koyar...” Okuduğum hadis-i şerifte Allah Resûlü (s.a.s) şöyle buyuruyor: “Günahından tövbe eden, hiç günahı olmayan kimse gibidir.”
Detay
    
Muhterem Müslümanlar! İslam’ın ikinci halifesi, adaletin timsali Hz. Ömer, bir defasında arkadaşlarına şöyle seslenmişti: “Hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekin, büyük hesap günü için kendinizi hazırlayın! Çünkü kıyamet gününde hesap, ancak dünyada iken kendisini hesaba çekenler için kolay olacaktır.”
Detay
    
Muhterem Müslümanlar! Allah Resûlü (s.a.s) ashabıyla beraber bir cenazedeydi. Peygamber Efendimiz kabrin kenarına oturdu. Şahit olduğu manzara kendisini çok etkilemişti. Mübarek yanaklarından yaşlar süzülmeye başladı. Öyle ki gözyaşlarıyla toprak ıslandı. Ümmetinin dünya ve ahiret mutluluğunu her şeyden daha fazla arzulayan Resûl-i Ekrem (s.a.s) ashabına şöyle buyurdu: “Kardeşlerim! Ölüm için hazırlık yapın.”
Detay
    
    
Muhterem Müslümanlar! Ashâb-ı Kirâm’dan birisi, güzel bir vadiden geçiyordu. Vadideki suyun tadı çok hoşuna gitmişti. Manzaradan da oldukça etkilenmişti. İnsanlardan uzaklaşıp şu vadiye yerleşsem diye düşündü. Resûlullah’a giderek niyetini açıkladı. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), ona böyle bir şey yapmamasını söyledi. İnsanlarla omuz omuza verip Allah yolunda mücadele etmenin, evinde tek başına yıllarca ibadet etmekten daha faziletli olduğunu buyurdu.
Detay
    
Muhterem Müslümanlar! Okuduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: “Şüphesiz biz insanı en güzel biçimde yarattık.” Evet değerli kardeşlerim! İnsan, eşref-i mahlûkattır. Yaratılmışların en şereflisi ve en mükemmelidir. Üstün niteliklerle ve güzel vasıflarla donatılmıştır. Bununla birlikte insanın Rabbimiz katındaki değeri; renginde, cinsiyetinde, engelli veya engelsiz oluşunda değildir. Allah katında en değerli insan, O’na hakkıyla kulluk eden ve emirlerine karşı gelmekten en çok sakınandır.
Detay
    
Muhterem Müslümanlar! Okuduğum ayet-i kerimede Cenâb-ı Hak şöyle buyuruyor: “Muhakkak ki müminler kurtuluşa ermişlerdir. Onlar ki, namazlarında huşû içindedirler. Faydasız söz ve davranışlardan da uzak dururlar.” Okuduğum hadis-i şerifte Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) şöyle buyuruyor: “Faydasız işleri terk etmesi, bir kişinin iyi Müslüman olduğunu gösterir.”
Detay
    
Muhterem Müslümanlar! Hicretin onuncu yılıydı. Resûl-i Ekrem (s.a.s) ve güzide ashabı hac ibadeti için şehirlerin anası Mekke’de buluşmuşlardı. Haccın rükünlerinden Arafat Vakfesi’ne durmuşlardı. Allah Resûlü (s.a.s) bu mukaddes mekânda on binlerce mümine hitaben yaptığı ve tüm insanlığa önemli mesajlar verdiği Veda Hutbesi’ne şu sözlerle başladı: “Ey insanlar! Bu Zilhicce ayınız, bu Mekke şehriniz, bu gününüz nasıl mukaddes ise kanlarınız, mallarınız, ırzlarınız, şeref ve namusunuz da aynı şekilde mukaddestir.” Sevgili Peygamberimiz, bu uyarısından sonra sözlerine şöyle devam etti: “Dikkat edin, size mümini tanıtıyorum: O, insanların canı ve malı hususunda güvendiği kişidir. Müslüman ise elinden ve dilinden insanlara zarar gelmeyendir.”
Detay