DÜNYA HAYATININ AMACI VE AHİRET BİLİNCİ
Sonsuz kudretiyle bütün varlığı yaratan Allahu Teâla hiçbir şeyi boş yere yaratmamış ve yarattığı her bir mahlûkata bir özellik vermiş aynı zaman da bu özelliğiyle ona bir görev tahsis etmiştir. Kuranı Kerim de Rabbimiz
Gökleri, yeri ve bunların arasındakileri oynayıp eğlenmek için yaratmadık. Bunları hakikat ve hikmet çerçevesinde yarattık, fakat çoğu bunu bilmez. (Duhân Sûresi 38 – 39) buyurmaktadır.
Yarattıklarını hikmet üzere yaratan Rabbimiz bu mahlûkatın tamamını insan hayatının devamını sağlayacak şekilde dizayn etmiş ve onun hizmetine vermiştir.
Yeryüzünde ne varsa tamamını sizin için yaratan, sonra göğe yönelerek onları, yedi gök olarak tamamlayıp düzene koyan O’dur ve O, her şeyi hakkıyla bilmektedir. (Bakara Sûresi 29)
Hiçbir şeyi boş yere ve hikmetsiz yaratmayan Hâkim olan Rabbimizin her şeyin kendisi için yaratıldığı insanı bu dünya hayatında yaşamının bir gayesi ve amacı olmaksızın yaratması mümkün müdür. Elbette mümkün değildir. Aklı Selim ve her mahlûkatın bir görevinin olduğunu anlayan her kişi kendisinin de bir görevi olduğunu da anlayacaktır. Peki, Rabbimizin hakkında Şüphesiz biz insanı en güzel biçimde yaratmışızdır. (Tîn Sûresi 4) buyurduğu insanın hayatının amacı nedir?
Her mahlûkatın kendi kabiliyetine göre yerine getirdiği bir görevi var. İnsanın mahiyetine baktığımız zaman ona verilen kabiliyetinin akıl ve hür irade olduğunu görürüz. Bu kabiliyeti ona çok ağır ve büyük bir görev yüklemiştir. Kuranın Kerim de bu görevin ciddiyeti şu şekilde ifade edilmektedir;
Biz emaneti göklere, yerküreye ve dağlara teklif ettik, ama onlar bunu yüklenmek istemediler, ondan korktular ve onu insan yüklendi. Kuşkusuz insan çok zalim, çok bilgisizdir. (Ahzâb Sûresi 72)
Bu emanet yani akıl ve hür irade bizim dünya hayatımızda ki yaşam amacımızı ortaya koymaktadır. İnsanın yaşam amacının ne olduğunu Kuranı Kerim Hz Âdem (as) yaratılış hadisesinde Allah’ın meleklere şu hitabıyla ortaya koymuştur;
Hani Rabbin meleklere, “Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım” demişti. (Bakara Sûresi 30)
Yeryüzünde halifelik Âdem (as) ve neslinin Allah’ın mülkü bulunan yeryüzünde O’nun iradesine uygun yaşamak ve talimatı doğrultusunda tasarrufta bulunmaktan ibarettir. (Kuran Yolu Tefsiri C.1 S. 101)
Bu dünya da insan boş yere yaratılmamıştır. Yaptıklarından herkes sorguya çekilecektir. Zalim zulmünün hesabını kâfir inkârının karşılığını görecektir. Rabbimiz Kur’an-ı Kerimde şöyle buyurmaktadır.
Sakın, Allah’ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma! O sadece, onların işini bir güne erteliyor ki, o gün gözler dehşetten dışarı fırlamış. (İbrâhîm Sûresi 42)
Öyle ki insan sadece küfründen ve zulmünden hesaba çekilmeyecek verilen nimetlerden de sorguya çekilecektir. Kuran-ı Kerim bunu şu ayet ile bildirmektedir. Nihayet o gün nimetlerden elbette sorguya çekileceksiniz. Tekâsür Sûresi (8)
Peygamber efendimiz (sav) ise bunu şu hadisi şerif ile haber vermektedir: İbn Mesûd"dan nakledildiğine göre, Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: “Kıyamet gününde insanoğlu şu beş şeyden hesaba çekilmedikçe Rabbinin huzurundan bir yere kımıldayamaz: Ömrünü nerede ve nasıl geçirdiğinden, gençliğini nerede yıprattığından, malını nereden kazanıp nerede harcadığından, bildiği ile amel edip etmediğinden.” ( Tirmizî, Sıfatü"l-kıyâme, 1)
Dünya hayatı ve ahiret hayatı arasında ki farkı bilmek, hesaba çekileceğimizin şuurunda olmak böylece ahiret bilinciyle bir hayat yaşamak akıl sahibi her insanın yapması gereken bir davranıştır. Dünya hayatının süsüne, cazibesine aldanıp ahiretini mahvetmek ise insanın hayatında yapacağı en büyük yanlıştır. Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur.
“Akıllı kimse, kendisini hesaba çeken ve ölümden sonrası için hazırlayan kimsedir. Aciz kimse ise, nefsi isteklerine tabi olan ve Allah’tan olmadık şeyler isteyen kimsedir.” (Tirmizi, Kıyame 25)
Öyleyse bizler bu dünyaya aldanmamalıyız. Ahiret hayatının var olduğu bilinciyle bir yaşam sürmeliyiz. Yaptıklarımızdan hesaba çekileceğimizi, ahiretin asıl yurdumuz olduğunu, muttakiler için mükâfat, ihsan yurdu olduğunun şuurunda olup buna göre bir hayat yaşamalıyız.
Receb ÖZDEMİR
Eldivan İlçe Vaizi
05-01-2024