RAMAZAN BAYRAMI
Evveli rahmet, ortası mağfiret ve sonu günahlardan kurtuluş olan Ramazan ayını geride bırakarak en büyük mutluluk ve sevinç günlerimizden biri olan Ramazan Bayramına kavuştuk. 30 Mart Pazar günü Ramazan Bayramını idrak edeceğiz. Bizi bu mübarek güne ulaştıran Yüce Rabbimize sonsuz hamd ve sena olsun.
Ramazan ayı kendisinde kazanılan güzel ahlâkî meziyetleri, ibadette ihlâs ve kullukta takva şuurunu diğer ay ve günlere nakletme ayıdır. Kendimize şunları soralım; bu mübarek günler bize ne bıraktı, Ramazan bizi hangi kötü huylardan kurtardı ve hangi güzellikleri kattı?
Bayram; bir ay boyunca iyilik, ibadet ve tefekkürle kendini her yönüyle eğiten müminlere Ramazan-ı Şerif’in en güzel armağanıdır. Bayram; kardeşine tebessüm etmeyi sadaka bilen Peygamber ahlakının müntesiplerine, yeryüzündeki olanca kötülüğe karşılık, kardeşlik ve muhabbeti bütün âleme yaymak için büyük bir umut ve azimle çalışan müminlere, âlemlerin Rabbinden bir hediye ve rahmet vesilesidir.
Bayramlar; aynı inanç, aynı duygu ve aynı düşünceleri paylaşan insanların birlikte sevindiği müstesna günlerdir. Bayramlar neşe, sevinç, sevme ve sevindirme günleridir. Kardeşlik duygularının perçinleştiği, milli birlik ve beraberliğin pekiştiği, sevgi, saygı, şefkat ve merhamet duygularının coştuğu, dargınlıkların sona erdiği, asık suratların güldüğü ve katılaşmış kalplerin yumuşadığı müstesna günlerdir.
Bu vesileyle, öncelikle anne-babalarımızı, aile büyüklerimizi, akraba ve komşularımızı ziyaret ederek onların gönlünü alalım. Bilhassa bayram yapamayanların bayramı olmaya çalışalım. Sevgi ve merhamete muhtaç; yetim, öksüz, garip, hasta, yaşlı ve kimsesizlerin sevinci olalım. Kardeşlerimiz arasındaki kırgınlıkları ve küskünlükleri bertaraf edelim. Çocuklarımızı da bayramın coşkusuyla buluşturarak onların zihinlerinde güzel hatıralar oluşturalım. Ramazan’da elde ettiğimiz kazanımları ve güzellikleri bayram sonrasına da taşıyarak rahmet ve bereket iklimini yaşamaya devam edelim.
Bayramlarımız, millet olarak kimliğimizin bir parçasıdır. Kimliğimizin bu önemli parçasını gelecek kuşaklara aktarmak İslami bir görevdir. Bu bakımdan bayramın, güzel geleneklerimizden uzaklaştırılarak sıradan bir tatil fırsatı gibi değerlendirilmesine yönelik anlayıştan uzak duralım.
Bayramın sevincini yaşarken, dünyanın farklı yerlerinde özellikle Filistin ve Doğu Türkistan da zulme maruz kalan kardeşlerimizi unutmayalım. Maddi yardımlarımızı gönderdiğimiz gibi dualarımızla onlara destek olalım. Ailece-milletçe-ümmetçe huzur ve mutluluğumuzun, birlik ve beraberliğimizin devamı için dua edelim. Bizlere bu toprakları emanet eden şehitlerimizi de dualarımızda unutmayalım.
Bayramlar; bu kardeşlik şuuruyla, gerçek bayramlara nail olmaktır: Son nefeste iman ile göçmek, amel defterini sağdan almak, mizanda iyiliklerin ağır gelmesi, sırattan geçip cennete girmek, Cemâlullâh’a nail olmak gerçek bayramdır.
Çankırılı kardeşlerimizi çocukları ile beraber; bayram günü hep birlikte camiye koşarak, bayram namazını birlikte kılmaya, ellerimizi topluca Yüce Rabbimize açarak bayram sevincini birlikte yaşamaya davet ediyorum. Bu duygularla Çankırılı hemşerilerimizin Ramazan bayramını tebrik eder; bayramın birlik, beraberlik ve kardeşliğimizi daha da pekiştirerek ülkemize, İslam âlemine ve tüm insanlığa sağlık, barış ve huzur getirmesini Yüce Rabbim’den niyaz ederim.
Mehmet ŞAHİN
İl Müftüsü