T.C. Cumhurbaşkanlığı
Diyanet İşleri Başkanlığı

Çankırı Müftülüğü

13.01.2026

Cennete Giden Yollar: Salih Ameller 13 Ocak 2025 Salı Makale

Cennete Gİden Yollar: Salih Ameller

İnsan, Allah’ın yarattıkları arasında en şerefli varlık olarak yaratılmış, kendisine akıl ve irade verilmiş ve yeryüzünde imtihan edilmek üzere gönderilmiştir. Kur’an-ı Kerim, insanın ilk yaratılışını ve cennetle olan bağını hatırlatarak bu yolculuğun mahiyetine dikkat çeker: “Biz Âdem’e: ‘Sen ve eşin cennette yerleşin, orada dilediğiniz yerden yiyin’ demiştik.” (Bakara, 2/35) İnsan cenneti tatmış, ilahi huzura yakınlığı tecrübe etmiş bir varlık olarak dünyada da bu vuslatın özlemiyle yaşamaktadır. Çünkü cennet; huzurun, sükûnun, nimetlerin ve Allah’a yakınlığın yurdudur. (Mutaffifîn, 83/22-28)

İnsan bu dünyada başıboş bırakılmamış, doğru yolu bulabilmesi için peygamberler ve ilahi kitaplarla desteklenmiştir. Yüce Allah, Hz. Peygamber (s.a.s) hakkında, “Doğrusu biz seni hem bir şahit, hem bir müjdeci, hem de bir uyarıcı olarak gönderdik.” (Fetih, 48/8) buyurarak onun rehberliğini vurgulamıştır. Allah Resûlü (s.a.s) ise bu görevi, “Sizi cennete yaklaştıracak ve cehennemden uzaklaştıracak her şeyi size anlattım.” (Abdurrezzak, Musannef, XI, 125) sözleriyle ifade etmiştir. Bu rehberlik, insanın ebedi saadete ulaşabilmesi için vazgeçilmezdir.

Kur’an-ı Kerim, cennetin imanla birlikte salih ameller işleyenlere vaat edildiğini açıkça bildirir: “İman edip dünya ve âhiret için yararlı işler yapanları, içinde ebediyen kalmak üzere altından ırmaklar akan cennetlere sokacağız. Orada onlar için tertemiz eşler vardır ve onları koyu bir gölgeliğe alacağız.” (Nisâ, 4/57) Aynı hakikat, “İman edip dünya ve âhiret için yararlı işler yapanlar bilmelidirler ki, biz güzel iş yapanların ecrini asla zayi etmeyiz.” (Kehf, 18/30) ayetiyle pekiştirilmiştir. Bu ayetler, iman ile amel arasındaki kopmaz bağı açıkça ortaya koymaktadır.

Salih amel yalnızca ibadetlerle sınırlı değildir. Kur’an, gerçek iyiliği şu şekilde tarif eder: “Asıl erdemli kişi Allah’a, âhiret gününe, meleklere, kitaba ve peygamberlere iman eden; sevdiği maldan yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, yardım isteyenlere ve özgürlüğünü kaybetmiş olanlara harcayan; namazı kılıp zekâtı verendir.” (Bakara, 2/177). Bu ayet, salih amelin bireysel ibadetlerden toplumsal sorumluluklara kadar geniş bir alanı kapsadığını göstermektedir.

Kur’an, insanın kurtuluş yolunu da net bir şekilde tanımlar: “Asra yemin ederim ki, insan gerçekten ziyandadır. Ancak iman edip dünya ve âhiret için yararlı işler yapanlar, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve sabrı tavsiye edenler başkadır.” (Asr, 103/1-3) Bu ilahi beyan, imanla birlikte salih amelin, hakkı ve sabrı tavsiye etmenin kurtuluşun temel unsurları olduğunu göstermektedir.

Ancak yapılan amellerin salih olabilmesi için niyetin de ihlaslı olması şarttır. Kur’an, gösteriş için yapılan ibadetlerin değerini yitirdiğini bildirir.(Mâûn, 107/4-6) Aynı uyarı infak için de yapılmış, “Sadakalarınızı başa kakmak ve incitmek suretiyle boşa çıkarmayın.” (Bakara, 2/264) buyurulmuştur. Kur’an-ı Kerim salih amelin niyetle anlam kazandığını açıkça ortaya koymaktadır. Nitekim Kur’an’da, “Onların ne etleri Allah’a ulaşır ne de kanları; O’na ulaşacak olan sadece sizin takvânızdır.” (Hac, 22/37) buyurularak amelin özünün takva olduğu bildirilmiştir.

Salih ameller imanı güçlendirirken, günahlar kalbi karartır. Hz. Peygamber (s.a.s), “Mü’min bir günah işlediğinde kalbinde siyah bir nokta meydana gelir.” (İbn Mâce, Zühd 29) buyurarak bu gerçeğe dikkat çekmiştir. Günahlarından arınmadan ahirete gidenlerin pişmanlığı ise Kur’an’da şu ifadelerle aktarılmıştır: “Rabbimiz! Bizi (cehennemden) çıkar da yapmış olduklarımızdan tamamen başka, iyi işler yapalım.” (Fâtır, 35/37)

Sonuç olarak iman, insanı cennete götüren temel esastır; salih amel ise bu imanın hayata yansımasıdır. Kur’an, imanla birlikte salih amel işleyenlerin ebedi kurtuluşa ereceğini müjdelemiş; insanı bu dünyada bilinçli, sorumlu ve ahiret merkezli bir hayat yaşamaya davet etmiştir. Mümin için asıl hedef, imanını koruyarak salih amellerle süslemek ve bu yolla Allah’ın rızasına ulaşmaktır.

Durali GÜL

ADRB Vaizi